Hayatımın Özeti

Olmaması gereken yerde olanlar,

Olması gereken yerde olmayanlar.

Her neyse…

Ben büyümeyi istemekten vazgeçeli çok uzun zaman oldu.
hala neden büyümek istemem gerektiğini savunan bi’şeyler oluyor.
Neyse hava çok güzel.
Allahın belası şarkı.
"nothing else matters"

humlullabyme:

"Babasının elinden tutup ağlardı bu yürek."
Tam 1 yıldan sonra babam geri dönmeye karar vermiş…
Az önce aradı:

-Gelirken ne getiriyim sana?
+Afrika’nın açlığını baba.

Mesela sen şimdi gelip bana “seni seviyorum” desen, üşenmeden bir yaşıma daha girerim.

Öyle bıçak saplamakla ölmüyor insan
Soluğundaki can hıçkırığına
İnsan yaşadıkça yaşıyor yalnızlık
Ve yağmurun toprağa uzanmış kollarını gördükçe
İnsanı dilsiz, anlamsız cehenneminden
Hiçbir ağrılı sebep almıyor…

Nedim Kardaş

Bazen hayatımdaki insanlar için fazla düşünceli olduğumu düşünüyorum. Hayatımda olmayan insanlar için de fazla düşünceliyim. Bunu hak ettiklerinden emin değilim. Ve kimsenin bundan haberi yok. Herkes düşüncesizce davranıyor, hatta düşündükçe işleri boka sardıran ve sanki kollarıyla yanlışlıkla bir yerlere çarpıp bir şeyleri düşürüp kırdıktan sonra saçılanları toplamaktansa kırıkların arasında kaybolmayı bekleyen insanlar… benim insanlarım.

Özetle; Geçmişin canını yakmıyorsa hafıza güzel bir bok. Ama benim geçmşimde mide bulandıran insanlarım var. Yani her şey bombok.

Aslına bakarsan anlatacaklarım vardı ama senin bir insanı seviyor olduğundan bahsettiğimizi düşünecek olursak çok saçma bir giriş yaptım değil mi?

Sen sevdiklerinin aslına bakamazsın ki…

"Bizimde Astrolojimiz Buymuş Bebeğim"

Kaçak kuçak sigara tüttürürdük merdiven altlarında arkadaşlarla. Dumanı uzaya doğru üflerdik. Ozon tabakası bu kadar delik değildi o zamanlar. Bir katkım olduysa ozonun açılmasına; ya babama özenip içtiğim sigaralar ya da mahallenin yollusu Yeşim’e güzel kokayım diye sıktığım ucuz kokular yüzünden. Allah yeri gelir belamı verir bence ama konumuz bu değil.

Arkadaşlarla kaldırıma sıralanır, karşı binamızda götü kalkık, burnu havada, gözü yükseklerde ama kayan yıldızlardan medet uman bir kaç parıltılı kız kesiyorduk. Gök haritası nedir, burcum nedir haberim yok henüz… Kızların ağabeylerinden yediğimiz dayakla kızlara attığımız laf ters orantılı. Yeşil gözlüsü için kurduğum o kısa hayaller her şeye değer. Son tokat buna dahil. Venüs’ün Jüpiter’e o anlarda yaklaşmış olması güzel gözlü kızın perdenin arkasından gülüp gördün mü ebeninkini edasıyla bakmasına engel olmadı.

"Bizimde Astrolojimiz Buymuş Bebeğim" diye bir şarkı yazdırıyor adama bazen hayat. Tabi ergenlikte biraz arabesk kıvamında… Sahilde içilen biraya hüzünle eşlik eden ve yeşil gözlü kızın arkasından okunmalık tarzda.

Belki de avuç içi çizgilerim, yüzünden düşen bin parçadan oluşturuyor hayat çizgimi bilmiyorum… ama ben burçlara, astrolojiye, fallara ve sana inanmıyorum artık. Yeşil gözlü kızdan bu güne aşk bana hep ”Bizimde Astrolojimiz Buymuş Bebeğim”

Bakma be güzelim bende çok oturdum kurtlar sofrasına. Bu sebepledir ki gözlerim gözlerine bakabilmek için çok büyük. Kulaklarım sesini duyup mest olmak için… Ve kalbim seni daha fazla sevebilmek için falan…

Ama nasıl oluyor da bizim masalımızın en kötü karakteri ben oluyorum işte ben bunu anlamıyorum.