Bir sefer mutfakta tencere tava arasında ağlarken görmüştüm onu. Alakasız yerlerde ıstırap çekmek ıstırabı ikiye katlar. Bir mezar başında ağlamak çok daha makuldür, kimse neden diye sormaz.

Emrah Serbes (via iyininkotusu)

Çünkü Emrah Serbes…

05.34

humlullabyme:

Sabaha karşıları atlatabilseydim, çok daha acımasız bir kadın olurdum. Ama malesef Tanrı bir parça insanlık bırakmış içimde.

Kaybettiklerimiz bir daha asla geri dönmeyecek. Kalbimizdeki yaralar belki hiç kapanmayacak. Ve tek yapabileceğimiz geçmişle barışmak öyle mi? Hiç sanmıyorum

Ölü Tırtıl

:)) irlanda bize gelmedi.. dedik biz gidelim bari. sende geleceksin diye bir söylenti dolanıyor dublin’de bana martaval okuma istersen eşek :D

mynameistugba

çok gürültü var hayatımda. hiç konuşmayacağım. sadece gel ve ellerini kalbime tut..
kilit-2007

ya amk dizinin tam bir sezonunu gif yapsanızda eziyetiniz bitse amk.

üşenmemiş tüm sahneyi gif yapmış arkadaş 36 km post olurmu ya?

bir ay sonra çıkacağım tatilin hayaliyle avutuyorum bu nispeten kavruk temmuzun son günlerini. yolda giderken dinleyeceğim şarkıları, okuyacağım kitapları falan ayarlamak gibi küçük burjuvazi düşüncelerim de olmuyor değil hani. peki tamam itiraf ediyorum ; sadece bir şarkısını tesadüfen dinlediğim istanbul arabesque project albümünü dinlemek istiyorum yol boyu. belki biraz alanis morisette, biraz zaz, birazda son günlerde iyice taktığım nikisha…

ve gittiğim yerde bir kaplumbağa gibi hareketsiz durmak istiyorum saatlerce, güneşin doğuşuna ve batışına aldırmadan. zamansız ve mekansız olmak istiyorum. çok şey istiyorum belki. ama ve neye göre, kime göre? tartışılır. fakat ben tartışmak istemiyorum.

olursa irlanda olmazsa helsinki daha olmadı ege’de rakı içerim. hem sen olmayacaksan yanımda gitmelerin ne anlamı var?

al işte!. bir emekli insan çıktı karşı apartmanın demir kapısından. sol elinde bir rüzgar gülünü, ötekinde bir alman kurdunu tutmuş gezdiriyor. saçma sapan bir durum ama gerçek. hem köpek mi onu gezdiriyor o mu köpeği belli değil. belki de rüzgar gülüdür dengeyi sağlayan.

hiç bir şey göründüğü gibi değildir ya hani. aynı adam sol omuz başına yatırdığı bir tomar gazeteyle ve hacı yatmaz gibi bir sağa bir sola sallanarak yanından geçen kadınla birbirlerini farketmediler bile. ama hala tek tük geçen insanlardan çok kedi ve kuş var caddemizde. sanki en iyisi, en olması gereken de budur. ne kadar az insan o kadar çok hiç. çok kalabalıkta hiç olmak bok gibi bir şey.

kaldır başını gökyüzüne bak. kuşlar uçuyor.

belki sevinirsin.